AKP iktidarının ülkeyi borç sarmalına sokan ekonomi modeli büyük tahribatlar açmaya devam ediyor. Ekonomistler, söz konusu ekonomi yönetiminin Türkiye'yi uçuruma götürdüğünü vurguluyor.

Yeniçağ yazarı Evren Devrim Zelyut, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığını yaptığı AKP iktidarının Türkiye'yi soktuğu borç sarmalını bugünkü yazısında korkutucu rakamlarla gözler önüne serdi.

"Para seli geliyor hazır mısınız?" başlık yazısında 565 milyarlık faiz ödemesi yapılacağını kaydeden Zelyut, "Para seli diyoruz çünkü 2023 bütçesinde 659 milyar TL'lik bir açık öngörülüyor. Sırf 565 milyar TL faiz ödenecek. Yani para yukarıda söylediğimiz gibi tefecilere akacak. Böyle devasa bir açığın borçlanma ve zamlarla kapatılacağı aşikar. Bu da enflasyon demek. Enflasyon ise Lira'nın değer kaybı, doların yukarı hareketine devam etmesi demek. Bütçe açığı ve borçlar yukarıda söylediğimiz gibi CDS ve kur artışlarını çoğaltacak. Evet bir para seli geliyor, içinde yandaşların yüzeceği vatandaşın boğulacağı bir para seli geliyor…" dedi.

İşte Evren Devrim Zelyut'un ekonomideki yıkıma projeksiyon tutan yazısı şu şekilde:

Yeşilyurt’ta ‘Emanet Ekmek’ noktası 133’e yükseldi Yeşilyurt’ta ‘Emanet Ekmek’ noktası 133’e yükseldi
"Bir damla su can verir, ama sel olup gelirse ne olur? Can alır… Para da suya benzer, çok olması marifet değildir. Kaynağı ve kullanım biçimi önemlidir. Bir ekonomide bunlara dikkat edilmeden artırılan para kaynağı enflasyona yol açar. Hane halkı ve firma sahipleri için kısa vadede iyi gibi gözüken bu durum orta ve uzun vadede tam bir kâbusa dönüşür.
AKP ne yazık ki bir para seli yaratarak seçimleri kazanmak istiyor ama ülke ekonomisi için oldukça tehlikeli işlere neden oluyor. Adım adım olanları anlatalım:
1-AKP Cumhuriyet tarihinin en büyük borç stoku rakamlarına ulaştı.
AKP'nin iktidar olduğu 2002 yılı sonrasında 2003'e ait borç rakamı 283 milyar TL, 2018'de ise rakam 1 trilyonu aşıyor. 1923'de Cumhuriyet ilan edildiğinden beri bütün hükümetlerin yaptığı toplam borcu 2022 Eylül itibari ile 3,6 trilyon TL ile kat kat geçmiş durumdalar. Bunun sonuçları nedir?
a-Bu borcu ödemek için vatandaşa müracaat edecekler evlatlarımız dahil herkes bu pisliği temizlemek için çalışacak.
b-Borç arttıkça CDS (Risk primi) yukarı giderek faiz ve enflasyonu, bağlı olarak kuru yukarı çıkaracaktır.
2-Borç yetmiyor üstüne çarkı çevirmek, görüntüyü kurtarmak için Merkez Bankası da mesaiye başlıyor. Faizi indirmesi kuru yukarı çekip enflasyon yaratırken üstüne bir de karşılıksız para basıyor. Bakın aşağıda M1 para arzı (dolaşımdaki para ve vadesiz hesaplardaki para) miktarının seyrini görebiliriz.
2021 Ocak ayında M1 1,1 trilyon TL idi. 2022 Ocak ayında rakam 2,1 trilyon oldu. 2022 ekim ayında 2,8 trilyonu geçti. Yani 2021'e göre %140, 2022 Ocak ayına göre para miktarı %40 arttı.
Bir ekonomide büyüme oranından daha fazla para basılırsa karşınıza enflasyon çıkar. Bizim enflasyonumuzda hem mal kıtlığına bağlı fiyat artışları hem de para basılması nedeni ile yükselmeye devam ediyor. Para miktarı sele dönüşmüş durumda ama vatandaşın durumu düzeliyor mu? Hayır… Çünkü bu para oligarklara (tefeciler+ AKP elitleri) transfer ediliyor.
Para musluğu açıldı artık bunun yaşama yansımasını KGF kredilerinin tavanının artırılmasında görmüştük. Geçen gün Nebati'nin yaptığı açıklama bu parasal genleşmeyi gösteren başka bir veriydi. Neydi konu? Esnaf ve sanatkarların finansman ihtiyacını karşılamak için Halkbank vasıtasıyla kullandırılacak 100 milyar lira tutarındaki Hazine Faiz Destekli Kredi Paketi'nin yürürlüğe girdiği bildirilmişti.
Yanlış anlaşılmasın esnafa verilen kredilerde gözümüz yok ama siz vatandaşın alım gücünü bitirip, esnafın işlerini kesip, sonra onu borçlandıracak bir sistem kuruyorsanız bu ne işe yarar? Artan para miktarı yukarıda dediğimiz gibi enflasyona neden olur ve sorunlar sadece katlanır, seçim sonrasına ötelenir.

"YANDAŞLARIN YÜZECEĞİ VATANDAŞLARIN BOĞULACAĞI PARA SELİ..."

Para seli diyoruz çünkü 2023 bütçesinde 659 milyar TL'lik bir açık öngörülüyor. Sırf 565 milyar TL faiz ödenecek. Yani para yukarıda söylediğimiz gibi tefecilere akacak. Böyle devasa bir açığın borçlanma ve zamlarla kapatılacağı aşikar. Bu da enflasyon demek. Enflasyon ise Lira'nın değer kaybı, doların yukarı hareketine devam etmesi demek. Bütçe açığı ve borçlar yukarıda söylediğimiz gibi CDS ve kur artışlarını çoğaltacak.
Evet bir para seli geliyor, içinde yandaşların yüzeceği vatandaşın boğulacağı bir para seli geliyor…"

milligazete