malatya haber site manset arka plan logo arka plan  arka plan flash haber malatya manset serbset piyasa malatya kategori malatya ana manşetler arka renk ust haber
   Bugün - 18 Haziran 2019 Salı
Foto Galeri
Video Galeri
Künye
Hava Durumu
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.malatyahabermerkezi.com Logo
-
Malatya 33°°C
Yazar Detayları

Mazlum Balaban

Mazlum Balaban - ISPANYADAN ESINTILER!

ISPANYADAN ESINTILER!
Yazı Tarihi: 23 Temmuz 2016 Cumartesi

Ispanyanin Türkiyeye asiri benzerligini fark etmek icin sadece Fransa sinir kapisindan karsi tarafa gecmek yeterlidir. Iki ülke arasindaki sanal siniri belirleyen dag silsilesini gecerken adeta Gavurdagi gecip Cukurovaya iniyoruz hissine kapilmaktan kendimi alamadim. Ispanyayi daha önce ziyaret edenler bu ilginc benzerligi anlatirlardi ancak bu kadarida olmaz diyecek kadar sasirdigimi ifade etmek durumunda oldugumu özellikle belirtmek isterim.

 

Gerek mimari yapi, gerekse ispanyollarin anadolu insanina benzerligi sadece ispanyolca bir seyler duymakla arka plana itilsede, yogun turist akiminin yasandigi özellikle sahil kentlerinde basta Fransizca, Almanca, Hollandaca, Rusca ve kismende Arapca konusuluyor olmasi, insana yine sanki Türkiyenin herhangi bir sahil sehrindeymisiniz gibi bir izlenim yaratip tekrar iki ülke arasindaki bu ilginc benzerligi hatirlatiyor. Kisacasi ispanyolcadan cok yabanci dillerin konusuluyor olmasi Tükiyenin güney sahillerini aratmayacak derecede bir benzerlik sergiliyor.

 

Ancak asil konumuz bu cografik benzerlikten cok toplumsal yapiyla ilgilidir. Her ne kadar ispanyollar almanlar gibi planli bir yasam sürmeselerde, daha cok serbest denilecek bir hayati tercih etmis olsalarda, sokaklardaki tabiri yerindeyse toplumsal katmanlarin hemen göze carpiyor olmasini taktigim oldukca koyu camli günes gözlügü bile engel olamamistir. Almanyada üzerinde yillardir kafa yordugum bu meselenin Ispanyada üzerinde kafa yormaya bile gerek duyulmayacak derecede acik ve acikliga kavusturulmus olmasi belkide tatilde olmam nedeniyle rahatsiz bile etmemistir!

 

Hemen hemen karsilastigim bütün bakkallar ya Pakistanli yada Hindistanli, sokaklarda gece gündüz temizlik yapan isciler Arfikali, dolayisiylede sonradan gelen ve yerlesen koyu renkli yabancilar. Yerli halk daha cok otel veya restoran isletmeciligiyle ilgileniyorken fast food lokalleri yine koyu renkli yabancilar tarafindan isletiliyor.

Ara sira ugradigim ve kahve ictigim böylesi bir lokalde - ki cok taninan ve dünyanin her tarafinda subeleri bulunan bir isletmedir – yine koyu renkli bir calisanin sef statüsünde oldugunu fark etmek icin sadece gururlu durusunu ve direktif veren el kol hareketlerini gözlemlemek yeterliydi.

Dogu kültüründen gelen birinin bu is yerindeki statüsünü anlamak benim acimdan kolaydir cünkü kendimde ayni kültürden geliyorum ve davranis kaliplarini iyi taniyorum. Sef basi dik, magrur, calisanlarina kendi cocuklarina direktif verircesine rahattir, yavas hareket eder, ara sira ise el atiyormus gibi görünür ve sanki calisanlariyla icli disliymis gibi görünemye calisir ama disardan bakildiginda hemen kendini ele verir. Isi yönetmesi is kanunlari ve modern is iliskileri cercevesinde degil oldukca feodaldir. Bilinc altinda Aga-Teba iliskisi sökülüp atilmis degildir. Kisacasi ben Sefim, siz calisanlarimsiniz havasi hakimdir! Ilginc olan ise bu statüye Ispanyada ulasmistir ki statü katlanarak yükselmistir ...!

 

Avrupanin cürümeye yüz tutmus toplumsal yapisinin icinde ve Avrupa gencliginin gece gündüz demeden sadece eglenmeye geldigi Bodrumu aratmayan bu sahil kenti Lloret de Mar da Sef olmustur, daha ne olsun!

Mavi gömlegi jilet gibi ütülü, yüzü sinek kaydi trasli bu koyu rekli göcmenin lokalin icindeki durusu kafamda sayisiz soru isareti birakirken kahvemi yudumlayip gözlemlerime devam etmekten kendimi alikoyamadim. Kafasi iyi genclik Non-Stop eglenmeye devam ediyordu!

 

Ayni durum bir dünya metropolü olan Barcelona da daha acik göze carpiyordu. Bütün isportacilar istisnasiz Afrikali göcmenlerden olusuyor! Hepsi bir seyler satmak icin tezgahinin basinda sadece bekliyor. Ben yürümeye devam ediyorum. Isportaci tezgahlarinin önündeki genis caddenin kenarina dizilmis balik retoranlarinda Avrupali turistler yemek yerken, arka plandaki yat limanina demirlemis lüks yatlarin güvertesinde ispanyollar kokteyllerini keyifle yudumlayip manzarayi seyrediyor. Ben ispanyol tütününden kendi sardigim bir cigara daha yakiyorum!

 

Özellikle Fransanin banliyölerinden tatile gelen arap kökenli genclerin farkli ve daha cok agresif davranis bicimleri ayrica üzerinde durulmasi gereken bir gerceklik ve Fransada yasiyan bu ikinci veya ücüncü kusagin yasadiklari ülkelerdeki toplumsal yapidan rahatsiz olduklari bilinen bir hakikattir. Yinede Ispanyada tatil yapacak kadar ekonomik olarak bir seylere sahip olduklarini gözden kacirmak mümkün degilken, Ispanyaya daha bir kac yildir gelmis olan Pakistanli, Hindistanli veya Afrikalilarin daha cok calisip para kazanma derdinde olduklarini gözlemlemek hicde zor olmadi. Elbetteki bu ikinci guruba dahil yabancilar da bir gün tatil yapacak düzeye geleceklerdir, ancak bunun daha yillar hatta kusaklar boyu sürecek bir prozes olduguda asikardir.

 

Fransa veya Belcika gibi ülkelerde daha cok arap kökenli yabancilarin yasadigi ve toplumsal katman atlamanin cok zor oldugu bilinen bir sey iken, bunlarin bu gerceklikten rahatsiz olduklari gercegide son yillarda iyice aciga cikmis bir durumdur. Yani tabiri caizse sinif atlayamayan yabanci genclik sucu yerli halkin mentalitesinde görmekte ve cesitli metotlarla buna tepkisini göstermektedir. Ayni tepkiyi Ispanyanin tatil beldelerine tatil yapmaya gelenlerin davranislarinda bile görmek mümkündür. Acikcasi Avrupa Kuzey-Afrika kökenli göcmenleri degil kendi icinde eritmek, interge bile edememistir demekte behis görmüyorum.

 

Kuzey Afrikanin ve Ortadogunun Cöl-Kabilelerinin tarih boyunca nelere kadir olduklarini az veya cok tarih okuyan herkes bilir.  4000 yillik Misir-Firavunlari-Hükümdarligini sona erdiren en büyük güc bu dur durak bilmeyen Cöl-Kabilelerinin saldirilari olmustur. Güney Ispanyada Endülüs- Emevi-Devletinin kurulus hikayesini daha önceki yazilarda anlatmistik ve bunu denizclikte belkide dünyanin en basarili hakli olan Ispanyollarin ülkesinde basardiklarina deginmistik. Güney Amerikayi kesfedip tamamen latinlestiren ve hareket kabiliyeti son derece yüksek korsan filolariyla acik denizlerde baska ülkelerin donanmalarinin korkulu rüyasi olduklarini biliyoruz. Yinede Cöl- Kabilelerini Ispanyadan atmak kolay olmamis ve 20. Yüzyilda yeni bir tarzda Avrupaya yönelen bu akimlarin ilerde neye muvafik olabileceklerini tahmin etmek zor olmasa gerek. Ancak sosyal bilimin göreciliginden dolayi kafamdan gecenleri ispatlama imkansizliginin farkinda olup ve bu konudaki tezlerimi halen sabitestirmis olmadigimdan fikirlerimi simdilik bir yana birakiyorum ve üzerinde calismaya elbetteki devam ediyorum.

 

Ortadogu ve Kuzey Afrikanin Cöl-Kabilelerinin tarih byunca nelere muvaffak olduklarini ve asiri sert doga, yani cöl kosullarina ragmen günümüze kadar nasil ayakta kalip sayisiz devlet kurduklarini ve halen 20 den fazla devlete sahip olduklarini düsünmeden edemiyorum. Cöl kosullarinda hayatta kalan bir insan dünyanin baska cografyalarindada nasil olsa hayatta kalacaktir „tezini“ ileri sürüp Avrupa ile aralarinda sadece Akdenizin sicak sularinin hic bir engel teskil edemiyecegini kavrayip Avrupanin gelecegine bu insan akimlarinin yaslanan ve depolitiklesen toplumlarini ne derecede etkileyeceklerini asagi yukari tahmin etsemde, simdilik arka planda sakli tutma sorumlulugu tasiyorum.

 

Zamanin ve yasamin degismesiyle birlikte bir kabilenin baska bir kabileye hükmetmesine gerek kalmamis, nüfuz sekli ve semasi degismistir. Etkilesim uzun zamana yayilmis ve daha önce hic olmadigi kadar kalici olmustur.

 

Tarih boyunca yenenler yenilenlerin icinde herzaman erimisken icinde bulundugumuz yüzyildan itibaren göcmenler icine göcülenlerin icinde erimekten öte hazir bulduklari toplumsal yapinin en alt tabakasindan baslayarak zamanla bütün toplumsal katmanlarin en ince kilcal damalarina sizacak kadar sabirli ve dayanakli bir mutasyona ugramislardir!

 

Tek cözüm yolu Avrupa Toplumlarinin bir an önce gercekci konseptler gelistirip göcmenleri kismende olsa integre etmeleridir. Bunlar nasil olsa göcmendir ve „ne is olsa yapar“ yanilgisindan ve klisesinden kurtulup yetenegine/egitimine göre toplumsal yapi icinde sadece yatay degil özelliklede dikey olarak yükselmesine acilen olanak saglamalidirlar ve bu durum kisiye özel degil, genis toplumsal alanlara yayilip tamamen siradanlastirilmak zorundadir. Yoksa tepki zamanla büyüyecek ve tasfiye etmek integre etmekten daha pahali ve mesakatli olacaktir. Mümkün olsada nihai cözüm kesinlikle olmayacaktir.

 

Dögüs sporlarindan özelliklede Aikido Tekniginde basat olan taktik; karsi tarafin atagina daha fazla güc kullanarak cevap vermek ve yenmeye calismak degil, tam tersine karsi tarafin hamlesini mümkün oldugunca az güc kullanarak absorbe etmektir. Steven Seagal bu alanda bir dehadir ve metotlarini incelemekte büyük fayda vardir!

 
İletişim E-Posta: mbalaban@live.de - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

BATI DÜSÜNCESINDE MATERYALIST-MEKANIK-PARADIGMA (DETERMINIZM)!
KÜLTÜREL KODLAR ÜZERINE BIR KAC SÖZ!
DOST ve DÜSMAN!
ZEKA, BILGI ve GÜC!
BATI MEDENIYETINDE BILIM-TEKNIK VE INANC ILISKISI ÜZERINE!
DÜSÜNEREK DEGISTIRMEK !
NORMAL olanmi, yoksa ANORMAL olanmi normaldir!
MODERN-, POSTMODERN-, FEMINISTTOPLUM!
TEKNOLOJIK APTALLIK ve PANZEHIRI olarak FELSEFE!
ISPANYADAN ESINTILER!
RASYONALIZM ve AKILDISICILIK!
AVRUPADA SIVRILEN SAG ve SIRADAN SOL!
MINIMALIZM SORGULAMAKTIR
MATERYALIZM ve IDEALIZMIN ortasimi yoksa yeni bir bakis acisimi!
ÖZNE-NESNE iliskisi ve celiskisi üzerine
BATI MODERNITESININ MODERN CIKMAZI
MÜLTECI AKINI KAVIMLER GÖCÜMÜDÜR!
MEKANIKLESEN YASAM
KUZEY-GÜNEY-DENGESIZLIGI bir MEDENIYETLER CATISMASI degildir
ORYANTALIZM VE MANIPULASYON
HUKUK, AHLAK/ETIK/SIYASET/POLITIKA ve EKONOMI iliskisi üzerine
DIYALEKTIK DÜRÜSTLÜK
HAYATIN ANLAMI VE SiYASET
KURNAZLIK VE SİNSİLİK ÜZERİNE
MOTIVASYON
MANİPÜLASYON
KiŞiLiK/KARAKTER
YAŞAM KALİTESİ
YALNIZLIK...
UMUT
DÜNYA MEDENİYETLERİ/CELİŞKİLERİ ÜZERINE
ŞİDDET
SINIF ATLAMA İDEALİ
İNSANLIK NEREYE!!
Avrupada Diyasporanin Siyasal Evrilmesi
Akademik ve Sosyal/Duygusal Zeka üzerine
Beyin Göçü Fantazisi
Moda ve Estetik
Asosyalleşen Sosyal Devlet Teorisi
Modern Kapitalist Toplumda Beseri ve Sosyal Bilimler – Endüstriyel Iliskiler
Endüstri Toplumunda Birey ve Felsefe
Matematik, Felsefe ve Siyaset
Mazlum Balaban Malatyahabermerkezi'nde
Diğer Yazarlar

Temsilde Eşitsizlik
Hayal Etmeyi Unutmak..
HEZAN MESELESİ
YAZMAMAK BİRAZDA ÖLMEKTİR
BATI DÜSÜNCESINDE MATERYALIST-MEKANIK-PARADIGMA (DETERMINIZM)!
Ulusal Gazeteler
Yazarlar 
Arşiv Arama
Facebook
sanalbasin.com üyesidir
isaretAnasayfa
isaretSite Haritası
isaretSitenize Ekleyin
isaretRSS Kaynağı
isaretMalatya Haberleri
isaret malatya gerçek habermalatya gerçek haber
isaret Malatya Siyaset haberleriMalatya Siyaset
Hakkımızda
isare tYeni MalatyasporYeni Malatyaspor
isaretDoğanşehir Haber
isaretHekimhan Haber
isaretmalatyahaber
isaretHava Durumu
isaretReklamlar
isaretKünyemiz
isaretFacebook
isaretTwitter
isaretBize Ulaşın
isaretMalatya Haber
isaretMASKİ
isaret malatyaMalatya
isaretArguvan Haber
isaretDarende Haber
isaretMalatya Belediyesi
isaretMalatya Güncel
isaretMalatya Asayiş
isaretMalatya Hava Durumu
Copyright ©2006 MalatyaHaberMerkezi - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
logo Google+ Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,25ms