malatya haber site manset arka plan logo arka plan  arka plan flash haber malatya manset serbset piyasa malatya kategori malatya ana manşetler arka renk ust haber
   Bugün - 26 Mayıs 2019 Pazar
Foto Galeri
Video Galeri
Künye
Hava Durumu
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.malatyahabermerkezi.com Logo
-
Malatya 31°°C
Haber Detayları

AĞBABA: MALATYA'NIN BİRİKİME SAHİP İNSANLARI MALATYA'YI TERK ETTİ

Veli Ağbaba, gençlerin siyasette olması gereken yerden, görme engelli insanlar için yapılan çalışmalara kadar geniş bir yelpazede merak edilen soruları cevapladı ve solun yükseliş reçetesini verdi.

Siyaset Haberi - 08 Haziran 2016 Çarşamba - 21:41
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

2014 yılından beri Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunuyorsunuz. Ama aktif siyaset hayatınız 1993 yılında katıldığınız SHP üyeliğine kadar dayanıyor. Henüz 26 yaşında iken ise Türkiye'nin en genç Belediye Meclis Grup Başkanı oldunuz. Sizi politika ile erken yaşlarda tanışmaya iten sebep neydi? 

Çocukluğumdan beri siyaset ile ilgiliydim. Tüm milletvekillerinin isimlerini ezbere biliyordum. Esas siyasi şekillenmem üniversite yıllarında oldu. 1980 darbesinden sonraki ilk kuşak sayılabiliriz. 1986 eylemleri siyasallaşmam da etkili oldu. Bu zaman sürecinde 1993 yılında SHP'ye üye oldum. SHP'den Belediye Meclis Üyesi olduktan sonra grup başkan vekilliği görevi, ardından 1998'de Türkiye'nin en genç il başkanı olarak siyasi çalışmalarım devam etti. Topluma hissettiğim sorumluluktan dolayı tüm yaşamım boyunca sorunlara duyarlı olmaya çalıştım. Bu düşünce de siyasete atılmamdaki en önemli etkendi.

Malatya'nın güncel siyasi profili nasıl?

Malatya Hamido(Hamit Fendoğlu Öldürülmesi) Olayları'ndan beri eski siyasi yapısında değil. Malatya'nın önemli okur yazar kesimi ve entelektüel birikime sahip insanları Hamido Olayları'ndan sonra Malatya'yı terk etti. 12 Eylül sonrasında yaratılan kuşak ve Turgut Özal'ın Malatyalı olması bizi parti açısından biraz geriye götürdü.

Özellikle son yıllarda Türkiye'de siyaset anlayışı; keskin kutuplar arasında sıkışmış ve bir türlü zincirlerini kıramayan bir izlenim sunuyor. Örneğin; geçmiş dönem siyasi tarihine baktığımızda, siyasi parti liderlerinin televizyon oturumlarında karşılıklı tartışabildiği programları görüyoruz. Özellikle benim gibi 90 sonrası nesil için bu durum oldukça şaşırtıcı, çünkü biz bu kültüre tanık olmadık. Sizce son yıllarda neden bu siyasi kültür sağlanamıyor? 

Bunun en büyük sebebi Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yarattığı siyaset anlayışıdır. Partiyi yöneten tek adamın siyaset anlayışı maalesef kendinden olmayan herkesi dışlayan, kendinden olmayan herkesten nefret eden, kendine oy vermeyen herkesi aşağılayan bir çizgide ilerliyor. Şu an Türkiye'de olağandışı bir kutuplaşma var çünkü bahsettiğimiz anlayış toplumun %50'sinden fazlasını kendisine düşman görüyor. Karşımızda tek adam var. “Her şeyi herkesten iyi biliyorum” anlayışı ile hareket ediyor.

“O Kendisini Dünyanın En Büyük Jinekoloğu Görüyor”

O kimi zaman da  dünyanın en büyük jinekoloğu oluyor. Kimin kaç çocuk yapacağına, nasıl yapacağına, nerede yapacağına, kimin korunup korunmayacağına karar vermeye çalışıyor. Her alanda tek ses istiyor. Bu medya alanın da böyle. Medya sektöründe en büyük genel yayın yönetmeni kendisi. Bu anlayış sebebiyle maalesef böyle bir kültür yaratıldı. Herhalde hiç kimsenin bundan 5 yıl önce bir kongrede yazılı bir mesajın, kutsal bir mesajmış gibi kongre salonunda bulunan insanların ayakta dinleyeceği aklına  gelmezdi. Bunun sebebi de; tamamen meclisteki parmak fazlalığı ile her şeyi çözmeye çalışan ve farklı düşünceleri anlamak, dinlemek istemeyen bir anlayışın olması.

Türkiye siyasetinde tek renk kişiliklerinden farklı olarak hayatın birçok alanına dokunmaya çalışıyorsunuz. Son olarak 31 Mayıs'ta görme engellerinin bağımsız hareket etmelerini sağlayabilecek ‘Rehber Köpekler’ ile ilgili kanun teklifi verdiniz. Nedir bu rehber köpekler ve kanun yasalaşırsa engelli insanlara nasıl katkıları olacak? 

“Türkiye'de Engelli İnsan Sayısı 5 Milyonu Geçti”

Benim danışmanım Ali İlhan Bey görme engelli bir vatandaş. Ankara'ya ilk geldiğimde danışmanım Ali İlhan Bey Ankara'da bana rehberlik yaptı. Bir nevi navigasyonumdu da diyebiliriz. Ülkemizdeki engelli nüfusu 5 milyonu geçmişken, maalesef engelli insanların yaşam konforu için yaptığımız çalışmalar bir elin parmağını geçmez. İngiltere'de binlerce görme engelli insanın hayatını değiştiren ve onların bağımsız bir şekilde gezebilmesini sağlayan rehber köpekler, Türkiye'de İngiltere Büyükelçisi Richard Moore'un görme engelli eşi Maggie Moore ve görme engelli avukat Nurdeniz Tunçer sayesinde faaliyetlerine başladı. Ali İlhan Bey ile beraber beni de bu organizasyona davet ettiler. Alışveriş merkezlerinde, uçakta, otobüslerde kısacası hayatın her alanında görme engelli insanlarımızın yaşam kalitesini arttıracak ve rahat dolaşım imkanı sunacak bu proje için mecliste kanun teklifi verdim. Önümüzdeki günlerde diğer parti üyeleriyle de görüşüp bu kanunun meclisten geçerek yasa haline gelmesini sağlayacağım. Bu sayede biz de Türkiye'de önemli bir eksikliği kapatmış olacağız.

İnsanların siyaset dışında merak ettiği konulardan biri de milletvekillerinin yaşamları. Bir milletvekili genellikle nerelerde zamanını harcar, gün içinde neler yapar, sürekli Ankara'da mıdır? Ailesine yeterince zaman ayırabilir mi veya tatillerini nelere göre düzenler? İyi ve kötü yanlarını teraziye koyduğunuzda ileride siyasete atılmak isteyen gençlere bu zorlu yolu önerir misiniz?

“Ankara'yı Görmeden Yaşıyoruz”

Meclisin çalışma durumuna bağlı olarak Ankara'da bulunuyoruz. Genelde Salı ve Perşembe günleri meclis çalışıyor. Salı günleri grup toplantıları olduğu için oldukça yoğun geçiyor. Aynı gün 15.00'den sonra da meclis açılıyor ve çoğu zaman meclis geç kapandığı için eve çok zaman ayırmak mümkün olmuyor. Ben şahsen CHP Genel Başkan Yardımcısı olmadan önce haftanın 4 günü Malatya seçim bölgesi veya cezaevlerine ziyarette bulunuyordum. Onun dışında diğer 3 gün de mecliste yer almaya çalışıyordum. CHP Genel Başkan Yardımcısı olduktan sonra bazen mecliste parti görevlerimiz dolayısıyla bulunamayabiliyoruz. Daha önce Ankara'ya geldiğimde Kızılay'ı, Sakarya Caddesi'ni, Tunalı Hilmi Caddesi'ni geziyordum. Maalesef şu anda yoğunluktan dolayı Ankara'yı görmeden yaşıyoruz diyebiliriz. Özellikle son yıllarda genel tempodan dolayı tiyatro, sinema gibi sosyal faaliyetlerde yeterince bulunamıyoruz. Kızım ile oğluma zaman zaman Pazar günlerimi ayırmaya çalışıyorum. Onlarla birlikte sinemaya gitmeye çalışıyorum ama maalesef aileme yeterince zaman ayıramıyorum. Özellikle hafta için Ankara, hafta sonları ise seçim bölgesi Malatya'da bulunuyorum.

Gençlere Siyaseti Önerir Misiniz?

Türkiye'de siyaset denildiğinde insanların aklına genellikle iyi şeyler gelmiyor. Siyaset dediğimizde akla genellikle kavga geliyor ama bu durumu değiştirecek şey de nitelikli, kendini geliştirmiş, düzgün insanların siyaseti girmesinden geçiyor. Bu yüzden gençlere siyaset alanında bulunmalarını tavsiye ediyorum. Sadece milletvekilliği değil; belediye meclis üyeliği, ilçe başkanlığı, il başkanlığı gibi görevlerde yer almaları Türkiye içinde olumlu bir atmosfer oluşmasına katkı sağlayacaktır.

Siyaset hayatınızda asla unutamadığınız an hangisiydi? 

Olumsuz bir anıdan bahsedersek; 2007 yılında şahsıma biraz zoraki bir il başkanlığı görevi verilmişti. Ardından 4 gün sonra o görevden alınmam siyasetteki unutamadığım anlardan biriydi. Olumlu anılardan biri de; 2010 yılında hiç hesapta yok iken ilçe başkanlarının önerisi ve desteğiyle seçime 15 gün kala aday olmam ve açık farkla seçimi kazanmam diyebilirim.

MYK'da bulunan isimlerden sadece siz ve Ercan Karakaş ön seçimlere katıldı. Bunun sebebi nedir?

Ön seçimlere birçok MYK üyesi girmek istedi fakat MYK'nın yoğunluğundan dolayı bu her isim için mümkün olmuyor. Çünkü örgütten sorumlu insan tüm zamanını örgüte, hukuktan sorumlu üye tüm zamanını bu alana ayırıyor. Bu da ön seçim çalışmalarını mümkün kılmıyor. O yüzden bu tartışmaya bir de bu yönden bakmak gerekir. Şahsım adına konuşmak gerekirse de bu zamana kadar hep ön seçimi savundum ve bu sebeple son seçimlerde yüksek bir oranla seçim bölgemde galip çıkarak adaylığımı koydum. Çünkü gerçek demokrasi için ön seçim parti içi demokrasinin en önemli ayaklarından biri, olmazsa olmaz koşuludur.

Biraz günümüzün boğucu gündeminden uzaklaşıp, solu ele alırsak;  Büyükbabam 68, Babam da 78 kuşağının temsilcilerinden biri olduğu için sürekli solun geçmişinin ve geleceğinin konuşulduğu bir atmosferde büyüdüm. Özellikle 12 Eylül 1980 darbesinden önce birçok farklı fraksiyonda sesini duyurabilen sol, zihinlerde o günden itibaren eski gücüne kavuşamamış gibi bir izlenim bırakıyor. Sizce de böyle bir durum varsa bunun asıl sebebi nedir? Zamanında işçi sınıfının prangalarını kırdığı anlayış şu an niye solu prangalamış durumda? 

“CHP'nin %25'de Kalmasının Sebebi Beslendiği Damarlar”

12 Eylül 1980 Darbesi, solun beslendiği damarların kesilmesine yol açtı. Sol akımlar topyekün olarak, bilinçli bir şekilde zayıflatıldı. Bunu 1977'deki DİSK'in üye sayısıyla 2016'da DİSK'in üyesi sayısına bakarak bile görebilirsiniz. Sendikalar, sivil toplum örgütleri, aydınlar özgürce örgütlenebiliyorsa sol güçlü oluyor. Eğer bu durum gerçekleşmiyorsa herhangi bir güçten bahsedemiyoruz. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin oyu %25'den niye yükseğe çıkmıyor diye soruluyor. Çünkü CHP'nin beslendiği damarlar örgütlenme eksikliği yüzünden bu eşiği aşamıyor. CHP güçlü olursa sendikalar da güçlü oluyor veya tam tersi durum karşımıza çıkıyor. Eğer ortada örgütlü bir güç var ise sol da güçlü oluyor. Bizim karşımızda bir siyasal anlayış var. Biz o anlayışı sadece bir siyasi parti olarak görürsek eksik görmüş oluruz. Tek başına AKP güçlü değil. AKP güçlü çünkü; TÜRGEV güçlü, SETA güçlü, Memur – Sen güçlü. Bu sebeple laik demokratik cumhuriyete inanan herkesin demokrasiye, insan haklarına, özgürlüğe sahip çıkarak örgütlenmesi gerekiyor. Her gün şehit haberleri gelirken hala başkanlığın konuşulabildiği bir siyasi ortamda; laikliğe, demokrasiye, insan haklarına inanan herkesin küçük anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp birlik olması gerekiyor. Çünkü bizi tüm dünyada diğer müslüman ülkelerden farklı kılan özelliğimiz; laiklik, demokrasi ve cumhuriyete sahip oluşumuzdur.

Son olarak Türkiye'nin özellikle son zamanlardaki moral bozucu gündeminden umudu kırılan ve siyasete küsen, özellikle gençler için CHP ve şahsınız olarak söyleyeceğiniz bir şey var mı? Neden insanlar gelecek için umutlu olmalı? 

“Geleceğe Pek Çok İnsanın Umutla Bakmasını Sağlayan Gezi Var”

Türkiye'nin gençlerini Gezi Parkı Direnişini'nde gördük. Siyasi irade gençleri ciddiye almazken, onlar Gezi'de yeter artık dedi. Benim nasıl giyineceğime, nerede oturacağıma, ne içeceğime karışma dedi. O parkta, belki de dünyanın gördüğü en barışçıl eylemlerden birini gerçekleştirdi. Bu sebeple ben gençlerde bu özgürlük ruhunun olduğunu düşünüyorum. Biz sosyal demokrat bir partiyiz. Kadınların ve gençlerin daha fazla siyasette yer almasını düşündüğümüz için kadın kotası ve gençlik kotası koyduk. Gençler bu adımları attıkça ana kademelerde daha çok genç beyinleri göreceğiz. Türkiye'de gençlerden çok büyük umudumuz var çünkü hala pek çok insanın hayata umutla bağlanmasını sağlayan Gezi geçmişimiz var.

Türkiye'de çok kanallı tek sesli bir medya var. Türkiye'de günde 3-4 saat televizyona çıkan birisi var. Herkes her şeyi ondan öğreniyor. Yeni bir tarih yaratmaya, geçmişimizi unutturmaya çalışan bir anlayış ile karşı karşıyayız. Demokratik kazanımlar hep mücadele ile oldu, bu günlere bedel ödeyerek gelindi. Gençlerin de Ortadoğu'ya bakarak Türkiye'den umudunu kesmemesi gerekiyor. Her ne olursa olsun bizim yaşadığımız topraklar özgün ve asla Ortadoğu olamayacak bir kimyaya sahip. Gençlerin bu anlamda demokrasiye güç olması, sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Umutsuzluğa kapılmamak lazım. Bu ülke çok hükümdarlar gördü, şimdi hiçbiri tarih sahnesinde yok.

veliagbaba.com





 
Anahtar Kelimeler:veli, ağbaba, malatya, chp,
Kaynak / EditörMalatya Haber Merkezi

 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Siyaset Haberleri
Malatya'da ilçe belediyelerde sayımlar tamamlandı
Malatya’da Cumhur İttifakı Adayı Gürkan farklı kazandı
Karamollaoğlu: Alacağınız birkaç fazla oy yerin dibine batsın

Karamollaoğlu: Alacağınız birkaç fazla oy yerin dibine batsın
Marasalı: Allah rızası için, hakkı söylemek için aday oldum
Marasalı: Gençler işsizlikten evlenemiyor
Tüfenkci’den beka vurgusu
MARASALI: YOLUMUZU ALTIN KAPLASANIZ, CEBİMİZ BOŞSA DEĞERİ YOK
En Çok Okunanlar
En Çok Yorumlananlar
Diğer Başlıklar

BATTALGAZİ'DE KAĞIT RÖLYEF SERGİSİ
Malatya'da faciadan dönüldü, yolcu Treni otomobile çaptı
Arguvan’da ilk kez Robotik Kodlama şenliği yapıldı
tonbala operasyonu
LİSELERE YENİ SİSTEM DERS SAYISI DÜŞÜYOR
Milletvekili Çakır'dan çok sert borç tepkisi
Galatasaray kazandı, E.Yeni Malatyaspor Avrupa hedefine yaklaştı
Abdullah Öcalan'ın avukatları ile görüşme yasağı kaldırıldı
6 Aylık enflasyon emekli maaşını nerden nereye getirdi
“Artık mideye değil, kafaya bakacağız“
Ulusal Gazeteler
Yazarlar 
Arşiv Arama
Facebook
sanalbasin.com üyesidir
isaretAnasayfa
isaretSite Haritası
isaretSitenize Ekleyin
isaretRSS Kaynağı
isaretMalatya Haberleri
isaret malatya gerçek habermalatya gerçek haber
isaret Malatya Siyaset haberleriMalatya Siyaset
Hakkımızda
isare tYeni MalatyasporYeni Malatyaspor
isaretDoğanşehir Haber
isaretHekimhan Haber
isaretmalatyahaber
isaretHava Durumu
isaretReklamlar
isaretKünyemiz
isaretFacebook
isaretTwitter
isaretBize Ulaşın
isaretMalatya Haber
isaretMASKİ
isaret malatyaMalatya
isaretArguvan Haber
isaretDarende Haber
isaretMalatya Belediyesi
isaretMalatya Güncel
isaretMalatya Asayiş
isaretMalatya Hava Durumu
Copyright ©2006 MalatyaHaberMerkezi - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
logo Google+ Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
2,11ms